Profile
English
Turkish
Languages
  • Bulgarian
  • English
  • French
  • German
  • Greek
  • Italian
  • Spanish
  • Turkish
Languages
  • Bulgarian
  • English
  • French
  • German
  • Greek
  • Italian
  • Spanish
  • Turkish
  • Bulgarian - Math
  • English - Math
  • Тълковен
[ ]
    +
    English
    `~
    1!
    2@
    3#
    4$
    5%
    6^
    7&
    8*
    9(
    0)
    -_
    =+
    DeleteDelete
    TabTab
    qQ
    wW
    eE
    rR
    tT
    yY
    uU
    iI
    oO
    pP
    [{
    ]}
    <>
    CapslockCapslock
    aA
    sS
    dD
    fF
    gG
    hH
    jJ
    kK
    lL
    ;:
    '"
    \|
    EnterEnter
    ShiftShift
    zZ
    xX
    cC
    vV
    bB
    nN
    mM
    ,<
    .>
    /?
    ShiftShift
    CtrlCtrl
    AltAlt
    SpaceSpace
    AltAlt
    CtrlCtrl
    Add to
    • Create New List
    Close
    Add to
    Name:
    Back Create
    /hend/ a. el; akrep, yelkovan, ibre; (iskambilde) el; elleriyle çalışan kimse, işçi; yardım, el uzatma; kontrol, yönetim; alkış; teks. tutum ¤ e. (elden ele) vermek, uzatmak all hands to the pumps herkesin yardımı an old hand kül yutmaz kimse, kurt, kaçın kurası (at) first hand birinci elden, doğrudan doğruya be bound/tied hand and foot eli kolu bağlı olmak by hand elle; elden change hands el değiştirmek get/keep one's hand in (işe) alışmak, kapmak, pratiğini kaybetmemek give sb a free hand arzusuna bırakmak, istediği gibi yapmasına izin vermek hand advance oto. el avansı hand anvil el örsü hand auger el burgusu hand ax(e) el baltası hand brace göğüs matkap kolu hand drill el matkabı hand driven elle tahrik edilen hand feed elle vermek, elle beslemek hand feeding elle besleme; elden yemleme hand grenade ask. el bombası hand hammer el çekici hand hole el deliği hand in glove with sb (biriyle) sıkı fıkı hand in hand el ele; birbirini izleyen, bağlı, birlikte oluşan hand in (ödev, rapor) teslim etmek, vermek, sunmak hand it to (sb) kon. hakkını vermek, kabullenmek hand jack el krikosu hand knitting machine teks. el örgü makinesi hand knotted teks. elde dokunmuş hand lathe el tornası hand lever el manivelası hand lifting elle sökme hand loom teks. el tezgahı hand luggage yolculuk çantası, seyahat çantası, bavul hand out dağıtmak hand over fist apar topar/palas pandıras hand printing el baskısı hand pump el pompası hand punch biliş. el delgisi hand reel el çıkrığı hand reset elle sıfırlama, elle silme hand-spun yarn teks. elde eğirilmiş iplik hand thinning trm. elle seyreltme hand throttle el gazı hand tools el aletleri, takım hand vice el mengenesi hand viewer vizyonöz, bakımlık hand wheel el çarkı hand-woven elle dokunmuş have one's hands full zor başa çıkmak have one's hands tied eli kolu bağlı olmak on hand el altında, hazır on the one/other hand bir/diğer yanda play into sb's hands birisinin ekmeğine yağ sürmek to hand el altında, yakın bir yerde travel/pass from hand to hand elden ele dolaşmak wash one's hands of el etek çekmek